Haberler

MADENLERİN İNSAN VE ÇEVRE ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

Geçtiğimiz yüzyıllarda enfeksiyon hastalıkları insanlık için büyük sorun oluştururken: günümüzde endüstrileşen toplumlar için; maligniteler, kronik intlamatuvar hastalıklar ve psikolojik bozukluklar ön plana çıkmaktadır. Endüstrileşmenin kaçınılmaz sonucu olan çevre kirliliği ise başlı başına toplumsal bir sorun haline gelmiştir. Bunun yanında madencilik, ağır sanayi ve çimento üretimi gibi çeşitli iş alanlarında çevre kirliliği gözardı edilemeyecek düzeydedir, ve mesleki bir maruziyet söz konusudur. Özellikle mesleki anlamda maruz kalınan gürültü, gaz. toz ve kimyasal maddeler, bir çok insanın farkında olmadan ciddi ve tedavisi zor ya da imkansız hastalıklara yakalanmasına yol açabilmektedir.

Ülkemiz için bu alandaki en önemli sorun, inhalasyonla alınan ve başlıca toz yapısındaki maddelere bağlı gelişen akciğer hastalıklarıdır. Bu durum ülkemizde en çok. mermer ve taş madenlerinde çalışanlarla, kömür madeni işçilerinde ortaya çıkmaktadır. Çeşitli madenlerin elde edilmesinde, ve özellikle yeraltı, kömür üretimin de. maruz kalınan toz miktarı oldukça yüksek düzeylere ulaşmakta ve belli bir periyodun sonunda, "kömür İşçisi prömokonyozu" gelişmektedir. Mermer ya da granit blokların yer üstü şartlarında işlenmesi sırasında da oldukça yoğun toz oluşmaktadır. Doğada en fazla bulunan mineral silikadır. bu ve işlemler sırasında serbest partiküller halinde açığa çıkar. Bu partiküllerin solunmasıyla silikozis gelişmektedir. Toza maruz kalan olgularda silikozis gelişmese bile. en azından değişen derecelerde, kronik solunum yolu hastalığı ortaya çıkmaktadır.
Pnömokonyozlar; en çok tanı alan mesleki akciğer hastalıklarıdır. Dünya genelinde en yaygın mesleki akciğer hastalığı ise slikozistir.

Mesleki akciğer hastalıklarının tanı ve özellikle tedavileri, oldukça güç olduğundan hastalığın önlenmesi asıl amaç olmalıdır. Silikozis, bir kere geliştikten sonra. olgunun toz maruziyeti sonlandırılsa bile. hastalığın ilerleme riski devam etmektedir. Bu nedenle gelişecek hastalığın kanuni, maddi ve sosyal sonuçları kitlesel sonuçlara yol açabilir. Günümüzde, teknolojik olanaklar kullanılarak maruz kalınan toz hastalıkları azaltılabilir ve risk grupları duyarlı radyolojik yöntemlerle etkin şekilde takip edilebilir. Böylece silikozis. önemli bir sorun olmaktan çıkarılabilir.

Aydın tabip odası olarak bizim öncelikli görevimiz de hastalığın önlenmesidir. Hastalığa yakalandıktan sonra herşey bitmiş oluyor kronik ve ilerleyici bir hastalık olduğundan tedavi edilemiyor.Sonuçta oksijene bağımlı ,malülen emekli olmuş ,genç yaşta solunum yetmezliğinden yitirdiğimiz işçi kardeşlerimiz bizleri derinden yaralalıyor.
Yetkilileri

işçi sağlığı ve güvenliği konusunda duyarlı olmaları,gereken önlemleri hemen şimdi almaları konusunda uyarıyor Aydın tabip odası adına hepinize saygılar sunuyorum.