Haberler

Aile hekimliği sözleşme ve ödeme yönetmeliği basın açıklaması

16.07.2021                     

BASIN AÇIKLAMASI

 

 30 Haziran günü resmi gazetede “Aile hekimliği sözleşme ve ödeme yönetmeliği” yayınlandı. Sahada, özellikle pandemi koşullarında işin yükünü sırtlayan aile hekimliği çalışanları, emeklerinin karşılığı olarak bir iyileştirme beklerken tam tersi ile karşılaştılar.

            İktidarın; 2003 yılından beri hayata geçirmeye çalıştığı, sürekli bununla övündüğü, ancak ortak mücadele yürüttüğümüz sağlık emek ve meslek örgütlerinin kabul etmediği “Sağlıkta Dönüşüm Programı”, bazı gelişmiş ülkelerde ve yine doğu bloğu ülkelerinde denenmiş olmasına rağmen başarı sağlayamamış hatta zamanla vazgeçilmiş bir projeydi. Uzun süre hayata geçirilemeyen program; milyonlarca vatandaşın, binlerce sağlık emekçisinin itirazlarına rağmen uygulamaya konuldu.2010 yılından itibaren programın birinci basamaktaki ayağı “aile hekimliği” tüm yurtta uygulamaya geçirildi. Başlangıcından bu güne sahanın geri dönüşlerini hiç dikkate almayan, “ben yaptım oldu” mantığı ile sistem bugünlere kadar getirildi. Yayınlanan son yönetmelik de doruk noktası oldu.

            Aile hekimlerinin eskiden il valiliği ile yaptıkları sözleşme ve fesih yetkisi, il sağlık müdürlüklerine devredildi. Zaten iller arasında var olan uygulama farklılıkları kişilerin insafına bırakılmış oldu.

İktidarın mantalitesinin tam bir yansıması olarak basın ve sosyal medyada paylaşım yapmaya ceza puanı uygulaması getirildi.50 ceza puanı öngörülen eylem üç kez tekrar edildiğinde, sözleşme feshi mümkün kılındı.

            Pandemi döneminde dahi kesintisiz devam eden sağlıkta şiddet olgusuna karşılık ilgili yönetmeliğinin 40. maddesinde “ Görev yerinde kişilere basit tıbbi müdahale ile giderilebilir fiili eylemde bulunmak veya tehdit etmek 50 ceza puanı ” ile cezalandırılır denilerek tam bir kölelik düzeni dizayn edilmektedir.

Kronik hastalıklarla ilgili yeni bir yapılanma ve performans dayatması üretildi. Fiilen yapılması mümkün olmayan bu işlemler, performans kesintisi olarak aile hekimliği çalışanlarına yansıtılıp, hak edişlerinden yaklaşık %10 bir kayıp oluşturacaktır. Aile sağlığı çalışanı açığı tüm ülkede %15 oranında devam ederken, hasta sorumluluğu yokken, teknik ve eğitim alt yapısı olmadan bu kadar büyük bir iş yükünün pandemi döneminde pozitif performans adı altında negatif olarak verilmesi kabul edilemez.

            Entegre aile hekimliği çalışanlarının en temel insani hakkı olan sağlık iznine göz dikilmiştir. "çalışan hasta da olsa kanser de olsa, kaza da geçirse,  raporlu da olsa 5 nöbet tutamazsa sözleşmesi fesih edilir" denilmektedir.

            Pandemi döneminde aile hekimliği çalışanlarına kişisel koruyucu malzemeler yeterli düzeyde dağıtılamamış, bazı yerlerde de kalitesi düşük, uygunsuz kişisel koruyucu malzemeler dağıtılarak hayatları tehlikeye atılmıştır. COVID-19 nedeniyle ölen sağlık emekçilerine, COVID-19 meslek hastalığı sayılmamış, illiyet bağı aranmasına devam edilmiştir. Hatta COVID-19 ile hasta olduklarında karantinada oldukları günlerin ücretleri kesilmiştir. Polikliniklerini hiçbir şekilde kapatmadan, esnek çalışma sistemine dahil olmadan, il idarelerinin bütün mobbing ve baskılarına rağmen mesleklerine olan sadakat nedeniyle bütün bu süreci yönetemeyen liyakatsiz yöneticilerin tersine büyük bir özveri ve fedakarlıkla çalışmışlardır.

            Aile hekimliği sisteminde bugüne kadar yapılan değişikliklerin hiçbiri ne toplum sağlığını öncelemiş nede çalışanların memnuniyeti önemsemiştir. Sistemde var olan aşılar, mobil sağlık hizmetleri, çocuk, bebek ve gebe izlemleri ve birçok angarya işe ek olarak da COVID- 19 aşı uygulamaları da eklenince hem aile hekimleri hem de aile sağlığı çalışanları tükenmişlik ve çaresizlik içerisine girmiştir. Buna rağmen, burada bir başarı hikâyesi ve çabası varsa o da kesinlikle sağlık emekçilerinin kendi başarıları ve çabalarıdır.

            Buradan bir kez daha yetkililere sesleniyoruz ve taleplerimizi haykırıyoruz;

 

1- AH ve AÇS sözleşmeleri "toplu sözleşme" kapsamında değerlendirilip, ilgili meslek ve sivil toplum örgütlerinin dâhil olduğu görüşmeler aracılığıyla gerçekleştirilmelidir, sözleşme dönemlerinde aile hekimi ve aile sağlığı çalışanları söz sahibi olmalıdır.

2-İş güvencesi istiyoruz,

 

3- Nüfusa ve performansa dayalı sağlık hizmeti yerine, sağlık hizmetinin niteliğini bozmayacak hususlarla ücret kesintisi, performans kaygısı olmadan sağlık hizmeti vermek istiyoruz.

 

 4- ASM ve TSM’lerdeki görev tanımı belirsizliğinden kaynaklanan sıkıntılar giderilmeli, iş yükünün azaltılması ve çalışan sayısının artırılması, ayrıca kadrolu istihdamı yaratılmalıdır. Kadrolu ikinci bir AÇS istihdamı her birim için planlanmalıdır; Kamu dışı ve taşeron çalışanlar kadroya alınmalıdır, aile sağlığı merkezlerine yeterli istihdam yaratılması sağlanmalıdır.

 

 

5- ASM cari giderleri Sağlık Bakanlığı tarafından karşılanmalıdır. Yeni yapılacak ASM lerin bakanlıkça yapılması kararlılığı sağlanmalıdır. Artan cari giderlerini karşılayacak oranda gider ödeneği talep ediyor, cari gider ödeneklerinin %50 arttırılmasını talep ediyoruz.

 

6- ASM de çalışan emekçilerin senelik, hastalık ve Sendika izinlerinin kullanımında izni kullanan kişinin kendi yerine birini bulma şartı kaldırılmalı ve hiçbir ücret kesintisi yapılmamalıdır.

 

7- Mobil hizmetlerin nitelikli sunulması için araç, gereç ve uygun mekân tahsis edilmeli, binaların fiziki yetersizlikleri Bakanlık tarafından giderilmeli, çalışanlar İçin dinlenme alanları sağlanmalıdır, kısacası sağlıklı iş ortamları istiyoruz.

 

8- Aile hekimlerine eş ve çocuk yardımı yapılmalıdır.

 

9- Aile hekimi ve aile sağlığı çalışan emekçilerinin (kadın) gebelik ve emzirme izinleri 4/B ve diğer kadrolarda yer alanlar için 4/A’ya tabi sağlık emekçileri için yapılan düzenlemeye eşitlenmelidir.

 

10- Deprem, sel gibi doğal afet ve pandemilerde sağlık çalışanlarının emeğine sahip çıkılmasını istiyoruz.

 

11- Sorunlarımızı ve çözüm önerilerimizi işitecek sağlık bakanlığı istiyoruz.

 

12- Hem toplum sağlını, hem sağlık çalışanını gözeten sağlık politikalarının geliştirilmesini istiyoruz.

 

13- Çıkarılan aile hekimliği uygulama ve ücret yönetmeliğinin uygulamasının hemen durdurulmasını, yönetmeliğin geri çekilerek STK’larla ortak çalışma ile aile hekimliğini geliştirecek yeni bir yönetmelik istiyoruz.

 

14-Aile hekimliği çalışanlarının hak edişlerinden %10 kesinti değil hak edişlerimizi %50 iyileştirme istiyoruz.

 

15- Covid salgınında canla başla çalışan tüm sağlık çalışanları gibi, aile hekimliği çalışanlarına da 15 aydır verilmeyen şartsız ek ödeme hakkının verilmesini istiyoruz.

 

16- Dünya standartlarındaki 1000-1500 arası ortalama nüfuslarla etkin, verimli, hasta ve çalışan memnuniyetini ortak esas alan, hizmet alanında da yasal sorumlulukların kişilere de yüklendiği bir aile hekimliği sisteminin inşası için gerekli uygulanabilir aile hekimliği mevzuatı istiyoruz.

 

 

            Emeğin karşılıksız bırakıldığı, aile hekimliği çalışanlarının adeta köleleşmesinin istendiği yönetmeliği kabul etmemiz mümkün değildir. Sağlık emekçilerinin haklarını korumak adına her zaman olduğu gibi bu gün de mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. İş güvencesinin olmadığı bu ceza sözleşmesine karşı mücadelemiz sağlık emek ve meslek örgütleriyle birlikte devam edecek.

 

AYDIN TABİP ODASI 

AYAHED (AYDIN AİLE HEKİMLERİ DERNEĞİ)

GENEL SAĞLIK İŞ AYDIN ŞUBESİ

SES (SAĞLIK VE SOSYAL EMEKÇİLER SENDİKASI AYDIN ŞUBESİ)