AYDIN TABİP ODASI BASIN AÇIKLAMALARI

EMEK VE DEMOKRASİ PLATFORMU BASIN AÇIKLAMASI

Değerli Basın Emekçileri!

Türkiye’nin 200 yıllık ideali olan demokrasinin gerçekten hayat bulabilmesi, farklı toplumsal kesimlerin seslerini duyan, hassasiyetlerini gözeten, taleplerine çözüm bulan “katılımcı model”den geçmektedir.

Türkiye çok kısa zaman birkaç seçimi üst üste yaşamıştır. Bu seçimlerin nasıl ve hangi koşullarda yapıldığını biliyoruz.

31 Mart 2019 yerel seçimleri bir anlamda genel seçim havasında geçecektir. Sadece yerel yöneticiler seçilmekle kalmayacak aynı zamanda “yeni” başkanlık sisteminin onaylanıp onaylanmadığının da referandumu olacaktır.

Değerli Basın Emekçileri!

31 Mart 2019 yerel seçimleri elbette ne ilk ne son seçimler olacaktır. Ancak bu seçimlerin, önümüzdeki yılların gidişatını belirleyecek oldukça önemli bir seçim olacağı da açıktır.

Toplumsal mücadelenin her düzeyde gittikçe daha da yoğunlaştığı bir süreçte yaşanacak yerel yönetim seçimleri, bütün toplumun geleceğini ilgilendiren bir mücadele alanı haline gelmiştir. Bu bağlamda emekten, demokrasiden, laiklikten, özgürlüklerden, barıştan ve Aydın’da yaşayanlar olarak bizler, bu seçimlerde “nasıl bir yerel yönetim” ve “nasıl bir gelecek” istediğimizin dekleresini yapıyoruz.

Değerli Basın Emekçileri!

Yerel yönetimlerde; başta karar alma süreçleri olmak üzere tüm süreçlerin emekçilerle, halkla birlikte planlanması, katılımcılık, denetleyicilik, hesap verilebilirlik ve geri çağırma ilkeleri gibi asgari ölçülerin hayata geçirilmesi demokratik dönüşümün önünü açacaktır.

Doğrudan demokrasi ve katılımcı yönetim anlayışının yerelden başladığı gerçeğinden hareketle yerel yönetimlerin ülkemizin demokratikleşmesi mücadelesine de önemli katkıları olacaktır. Mahallelerden, semtlerden, köylerden başlayacak demokratik, eşit ve bir arada yaşamaya doğru bir yerel yönetim anlayışıyla mümkün ve kalıcı olacaktır.  Adil, eşitlikçi, laik, demokratik, şeffaf ve katılımcı yerel yönetim anlayışının hâkim kılınması makro sorunlarımızın çözüm zeminini de güçlendirecektir.

Kapitalizm sadece insani değerlere değil doğaya karşı da bir yıkım gerçekleştirmiştir. Dolayısıyla yerel yönetimlerin ekolojik sorunlara karşı daha duyarlı olması ve çözümler üretmesi, doğa felaketleri önlenebilecek, dünyamızın ve çocuklarımızın geleceği tehlikelerden kurtulacaktır.

Tekelleşmenin her biçimine karşı duran, toplumla, toprakla, kırla ve tarımla yeniden buluşmayı hedefleyen bir yerel yönetim anlayışı insan-doğa ilişkisini doğru temellere oturtacaktır.

Tarımsal alanları ve yeşili yok eden kentleşmeye ve betonlaşmaya karşı, yeşil alanlar ve toprağın atmosferle teması çok geniş tutularak gençlerimize, çocuklarımıza yaşanabilir bir ortam sağlanabilecektir.

Değerli Basın Emekçileri!

31 Mart 2019 Yerel Seçimlerinde; Demokratik, Katılımcı, Şeffaf, Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini Esas Alan, Özgürlükçü, Halkçı Ve Ekolojik Bir Yerel Yönetim Anlayışını Savunuyoruz!

• Karar alma ve denetleme mekanizmalarında gerçek katılımcılığı ve şeffaflığı gözeterek, yönetimleri halkın katılımına açan,

• Demokratik ve katılımcı bir yerel yönetim anlayışının öncelikle il genel ve belediye meclislerinde karşılık bulması gerektiğine inanan, gereğini yerine getiren,

• Yerel yönetimleri birer şirket olarak değil, halka hizmet veren kurumlar olarak gören ve yerel hizmetlerin verilmesinde kar değil, toplumsal yararı esas alan,

• Yerel hizmetlerin sunumunda özelleştirme ve taşeronlaştırmaya karşı çıkan,

• Başta bütçe olmak üzere yerel yönetimlerin bütün plan ve uygulamalarını toplum merkezli, eşitlikçi ve demokratik bir biçimde hazırlamayı ve uygulamanın her aşamasında, sokak, mahalle ve kent meclislerine şeffaf bir şekilde hesap vermeyi taahhüt eden,

• Üretimden tüketime kadar bütün toplumsal süreçlerin adil, eşit ve demokratik işleyişini savunan,

• Yerel yönetimleri, doğa insan yabancılaşmasının aşılmasının temel alanı olarak kabul edip, her düzeyde “tavizsiz” bir şekilde ekolojik yerel yönetim anlayışını esas alan,

• Yerellerde yaşayan halkı evrensel kültür ve gelişmelerle buluşturmaya yönelik sosyal ve kültürel katılım projeleri oluşturmayı hedefleyen,

• Yurttaşlar arasında sınıfsal konum, kan bağı, cinsiyet, cinsel yönelim, yaş, din veya inanca dayalı hiçbir ayrımcılığa izin vermeyerek; yerelleri eşitlik idealinin yaygınlaşma alanları olarak gören,

• Yaşlılar, engelliler, kadınlar, gençler ve çocukların toplumsal yaşama katılımını artırmaya yönelik ücretsiz sosyal ve kültürel tesisler ile kreşler, bakımevleri ve eğitim merkezleri oluşturmayı hedefleyen,

• Ulaşım, temiz su, alt yapı, ısınma, çöp vb. hizmetlerin halka doğrudan, sürekli, nitelikli ve ücretsiz ulaştırılmasını birincil görevi olarak gören,

• Başta toplu sözleşme ve grev hakkı olmak üzere emekçilerin sendikal hak ve özgürlüklerini tanıyan,

• Aydın’ın yaşanır bir kent olmasını taahhüt eden, (havasına, suyuna, toprağına, tarım arazilerine, yer altı ve yer üstü tüm kaynaklarına, tarihi ve kültürel dokusuna sahip çıkan ve jeotermallerin şehri zehirlemesi sorununa çözüm bulan)

• Demokrasinin tüm kurum ve kurallarıyla eksiksiz bir biçimde yaşama geçirilmesi gerektiğine inanan, yerel düzeyde bunun gereklerini yerine getiren,

 

Anlayış ve programların taşıyıcısı adaylara oy verilmesini savunmaktadır!

 

AYDIN EMEK VE DEMOKRASİ PLATFORMU